27 Ocak 2015 Salı

Aysuda'nın Çocuk Gelişim Notları — Demir Hakkında Bilmek İstediğiniz Ama Sormaya Korktuğunuz Her Şey

Demiri bebek hamilelikte annesinden alır, ama demirin bebeğe en yoğun aktarıldığı dönem hamileliğin son haftalarıdır. Doğuma yaklaştıkça demir aktarımı hızlanır. Yani bebek 40. Haftadan ne kadar erken doğarsa, sonra demir eksikliği çekme ihtimali o kadar artar. Doğumdan hemen sonra kordon kesilmez ve bir süre beklenirse, anneden bebeğe hızla demir aktarımı olur. Normal şartlar altında, erken doğmamış, annesi hamileyken kansızlık yaşamamış bir bebeğin demir deposu ilk 6 ay için yeterlidir. Özel olarak şüphelenmeniz için bir durum yoksa, ilk 6 ay demir testi yaptırmanıza da, takviyeye de gerek yoktur. Tahlil yaptırmadan demir takviyesi vermeyin. 
Anne sütünde demir var mıdır? 

Evet vardır. Miktarı anneden anneye oldukça değişiklik gösterir. Bu demirin miktarı az olmakla beraber emilirliği çok yüksektir. Yani normalde gıdalardaki demirin çok azını, takviyedeki demirin çok çok azını emebilen insan vücudu, anne sütündeki sütün neredeyse tamamını emer. Buna yüksek bioayarlanım denmekte. 


Anne sütündeki demirin emilimi nasıl arttırılabilir?


Arttırılamaz, ama azaltılabilir. Ek gıda ve demir takviyesi alımı bebeklerin anne sütünden demir emebilme yeteneğini azaltır. Bir çalışmada 9. ayda hala sadece anne sütü içen bebeklerin demiri, anne sütü ile beraber ek gıda alan bebeklerden daha fazla çıkmıştır. Demir takviyesi (ve ek gıda), anne sütündeki demirin emilmesini azalttığı gibi, bağırsaktaki kötü bakteriler için çoğalma imkanı yaratır. Bu nedenle ek gıdaya erken geçiş kansızlık riskini arttırır. 


Formül mamada demir var mıdır? 


Çoğunda vardır ve yeterlidir. Demir içermeyen formül mama vermeyiniz. Bir yaşına kadar asla hayvan sütü vermeyiniz. Bu pek çok zararının dışında, demir eksikliğinin de en büyük sebeplerinden biridir. Peki 6 aydan sonra? Bebeğiniz 6-12 ayları arasında günde 11 miligram demire ihtiyaç duyar. Çünkü insan vücudundaki her yeni hücrenin yapımında demir gerekir ve bebeğiniz inanılmaz bir hızla yeni hücre üretmektedir. Oysa mesela yetişkin bir erkeğin sadece 8 miligram demire ihtiyacı vardır (kadınların ise regl nedeniye 18 mg. demire ihtiyaç duyar) Bebekler bu kadar yüksek miktarda demir tükettikleri için genellikle 12. ayda en düşük demir seviyesine ulaşırlar. 12. aydan sonra bebeğin demir ihtiyacı 7 mg’a düşer ve demir depoları da toparlamaya başlar. 12. ayda HGB değerinin 11’e düşmüş olması normaldir. Daha altı ise kansızlık kabul edilir.


Bebeklere ne zaman takviye verilmeli? 

Bebeklere ve çocuklara ezbere takviye vermeye gerek yoktur. Demir takviyesi hazımsızlık, kabızlık, pişik gibi geçici, ama yine de hoş olmayan yan etkiler yapar. Gerçekten demir eksikliği olan bir bebek için bunlar sözü bile edilmeyecek kadar önemsiz yan etkilerdir. Ama demir eksikliği olmayan bir bebeğe boş yere takviye verilmemelidir. Takviye ancak ve ancak bir kan testinde, bebekte kansızlık tespit edilirse verilmelidir. 


Peki kansızlık olup olmadığına nasıl karar vereceğiz? Kansızlıktan şüpheleniyorsanız, kan testi yaptırın. Tecrübeli bir çocuk doktoru, kansızlığın çocuğu etkileyip etmediğini takip edebilir. Örneğin gelişiminde bir yavaşlama, durma, ya da gerileme varsa, yanakları soluklaştı, göz akları mavileşti, kulakları sarılaştı ise bunlar kansızlık belirtisi olabilir. Ayrıca çok sık hasta olmak, üşümek, halsizlik, iştahsızlık, uyku problemleri de demir eksikliğinin bir sonucu olabilir. Ancak bunları daima bir bütün olarak değerlendirmeli, tek bir belirtiden endişe duymamalıyız. 

Kansızlık var mı anlamak için doktorunuz bir kan testi isteyecek ve pek çok kan değerine bakacaktır. Kandaki demir değeri, demir bağlama kapasitesi (sınırın üstündeyse kansızlık işaretidir), kan hücrelerinin birbirlerinden çok farklı boylarda olup olmadığını gösteren değerler, demir deposu ölçümü ve hatta CRP değeri bunlardan önemli olanlarıdır. Doktorunuz tüm bunlara bakarak ve çocuğunuzu muayene ederek çocuğunuzda ne derece kansızlık olduğunu ve ne kadar etkilediğini görebilir. 


Kansızlık önemli midir? 


Bebeklerde ve çocuklarda çok önemlidir. Beyinsel ve fiziksel gelişim için demir gereklidir ve eksikliği halinde, gelişimde aksama olur. Bu aksama kalıcılaşmadan müdahale etmek gerekir. Müdahale etmek nasıl olur? Benim kanım 6-12 ay arası kansızlık görüldüğünde, demir takviyesi verilmesi yönünde. Bu yaşta ihtiyaç duyulan yüksek oranda demiri, demir eksikliği olan bir bebeğin ek gıdadan alması pek mümkün değil. Ancak 12. Aydan itibaren hem demir ihtiyacı azalır, hem de çocuk artık herşeyi yiyebilir hale gelir. Dolayısıyla bu dönemde gıdadan demir alınması ilk seçenek olmalıdır. Hangi yolu seçeceğinize doktorunuzla konuşarak, kansızlık seviyesine ve çocuğunuzun iştahına bakarak karar verebilirsiniz. Çoğu çocuğun demir oranı 12. aydan sonra düşmeyi bırakır ve yavaş yavaş yükselmeye başlar. 


Demir takviyesi verince, ne zaman tekrar kontrole gitmek gerekir? 


Verdiğiniz ister takviye olsun, ister demiri zengini gıdalar olsun, kandaki demir seviyesinin yükselmesi zaman alır. En az iki, hatta 3 ay beklemeden tekrar tahlil yaptırmayın. Demiri düşükse, başka şeylere baktırmam gerekir mi? B12 ve çinko değerlerine de baktırmanızda fayda vardır. Bunların eksikliği birbirleriyle bağlantılı olabilir. Demir seviyesi sınırda idi, takviye verdik, 3 ay sonra demir seviyesi yükselmedi ve hala sınırda. Bu ne demek? Araştırmalar bu kondua çok net değil, ancak demir seviyesi sınırdaysa ve 2-3 ay içinde kandaki demir seviyesi yükselmediyse, muhtemelen çocuğunuzun demir takviyesine ihtiyacı yok aslında denilmekte. 
 

Bebeğimde demir eksikliğini önlemek için ne yapabilirim? 

  • Burada annelere görev düşüyor. Hamileliğinizden önce ve hamilelik sırasında dengeli ve bol demirli gıdalarla beslenin. 
  • Bebeğinizi randevulu sezaryenle doğurmayın. Bu demir aktarımını tamamlamadan doğum yapmak demektir. 
  • Doğumdan sonra kordonu mümkünse geç kestirin. 
  • İlk 6 ay sadece anne sütü, ya da sadece formül mama ile besleyin. 
  • Bebeğinizi takip edin ve demir eksikliğinden şüphelenirseniz tahlil yaptırın. Kaç aylık olduğuna, tahliline ve belirtilerine bakarak ve doktoruyla konuşarak takviyeye ihtiyacı olup olmadığına karar verin. 
Demir zengini gıdalar hangileri? 

Demir zengini gıdalar ikiye ayrılır. Hayvanlardan alınan ve kolay emilen demir vardır. Bir de bitkilerden alınan ve daha zor emilen demir vardır. Bitkilerde demir oranı çok daha yüksek olmasına rağmen, bu nedenle et ürünlerini daha sık tavsiye eder doktorlar. Kırmızı ette ve sakatatta demir oranı yüksektir. Balıkların bazılarında demir oranı yüksekçedir, ama bazılarında azdır. 


Şu bitkilerde ise demir oranı herşeyden daha yüksektir: susam (tahin), kabak çekirdeği, ay çekirdeği, kurufasülye, barbunya, mercimek (kırmızı ve yeşil), yeşil yapraklı bitkiler (ne akdar koyu yeşil olursa, o kadar demiri yüksek olur genellikle), pekmez ve kuru üzüm. Yani demir almak için pekmeze ihtiyacınız yok, kaynak dolu. 


Demirin emilimini neler etkiler? 


Demirli gıdaları C vitaminli gıdalar ile beraber tüketirseniz emilimi yaklaşık 3 kat artar! Yani mercimek çorbasına, sebzeye biraz limon ekleyin. Yediğiniz yemeğin hemen üstüne bir dilim portakal, mandalina, çilek yedirin. Ya da yanında bir yudum portakal suyu içirin. Demiri kalsiyumlu gıdalar ile tüketirseniz, emilimi azalır. Demirli gıdalar ile kalsiyumlu gıdaların arasına en az yarım saat koyun. Kalsiyum en çok süt ve süt ürünlerinde bulunur. 


Demir eksikliği çeken çocuğa, yemekle yoğurt vermeyin. Yoğurdu ara öğün olarak verin. Ayrıca günde yarım litreden fazla süt ürünü tüketmesine izin vermeyin. Hamile kalmadıysanız henüz, kırmızı şarap da güzel bir demir kaynağıdır. Hamilelikte içki tavsiye etmiyoruz ☺.  


Ne yaparsak yapalım, çocuğumda devamlı demir eksikliği çıkıyor. Sorun ne? 


Bu durumda doktorunuzla konuşarak çocuğunuzun sindirim sisteminde demir emilimini engelleyen bir intolerans, mikro yaralar gibi sorunlar olup olmadığını kontrol ettirmeniz gerekir. Başka? Demir eksikliğinden etkilenen bebekler huysuz ve iştahsız olur. Bu nedenle de annelerinin daha yorgun ve ebebkleri ile bağlarının daha zayıf olabildiği görülmüş. Demir eksikliği çeken bebekler toparlayana kadar daha sabırlı olun ve beslerken daha sabırlı ve anlayışlı davranın.


Bebeklere Demir Takviyesi Gerekli Midir Değil Midir?


Gebelikte Demir Takviyesi

23 Ocak 2015 Cuma

Melek'in Hamilelik Günlüğü — 13. ve 14. Haftalar

Herkese Merhaba, 

13. Hafta:


Çok şükür tiroid ve şeker tahlillerim iyi çıktı. Endokrinoloji doktorum zaten pcos hastası olduğum için riskli durumda olduğumu söyledi. Tahlillerimi 4 haftada bir tekrarlatıp, yeme-içme konusunda da böyle devam edersem inşallah hamilelik şekerine yakalanmadan atlatma imkanım varmış. Bu aralar su içmeyi biraz azaltmıştım. Arada reçel ve tatlı da yedim. Ama doktorum böyle konuştu ya, inşallah bunu kulağıma küpe yapıp devam edeceğim, bir daha böyle yaparak düzenimi bozmayacağım. Yine midemdeki yanmalar devam ediyor. Özellikle öksürdüğümde ya da hapşırdığımda karnım çok geriliyor. Protein ağırlıklı beslenmeye ağırlık veriyorum. Ama hamileliğin verdiği halsizlik ve uyku hali, hele haftasonu yemek yapamadıysam akşam işten gelince makarnaya talim etmek zorunda kalıyoruz. 


Bu hafta 2. kilomu aldım. Sanırım bu kilonun sebebi biraz düzensiz beslenmek oldu. Sürekli içtiğim meşhur Ferro Sanol demir hapımı artık GynoFerro Sanol ile değiştirdik. Sabahları aç karnına içmemi istedi doktorum. Ama ben aç karnına tiroid hapımı içtiğim için senlerdir demir haplarını gece yatmadan aç karnına içiyorum. Demir emiliminin yüksek olması için midenin asidik olması gerekirmiş. Dolayısıyla demir hapı öncesi portakal vb. C vitamini yemek-içmek midedeki asidik ortamı arttırdığı için emilimi de arttırırmış. Gece yattığımda da midem boş olduğu için asidik olduğunu düşünüyorum. Ayrıca belki doğru belki yanlış, demir hapının iştah arttırdığı konusunda herkesin ortak kanıda olması durumunda da gece yatmadan içmek iştahınızda bir artışa sebep olmuyor. Bu şekilde kullanarak faydasını gördüğüm için tavsiye ediyorum. 


Bu haftaki en güzel etkinliğim Emzirme Eğitimi’ne katılmış olmamdı. Emzirme hakkında o kadar çok şey öğrendim ki… İnşallah bebeğimizi kucağımıza aldığımda bunları hatırlarım da uygulayabilirim. Anne ne kadar bilinçli ve sabırlı olursa başarı şansını arttırıyor. Diğer önemli nokta ise bebeğin anne sütü ile gelişimini sağlayabilmesi. Süt önce sulu sonra yağlı olarak gelirmiş. Yani bir göğüs tam olarak boşalmadıysa bebeğin ihtiyacı olan yararlı kısım belki de alınmamış oluyor. Bunu kısa sürelerde 3 gün, 5 gün gibi deneyerek sağlık ocağında kilo kontrolü yaptırıp öğrenmek mümkünmüş. Eğer kilo alıyorsa sorun yok, aynen devam… Anne ne kadar stressiz olursa, mutlulukla birlikte salgılanan hormonları ile süt üretimi de artıyormuş. Bunu doğuma kadar tüm etrafımdakilere söyleyerek beni mutlu etmeleri için tembihleyeceğim.


14. Hafta:


Bu hafta nasıl başladı, nasıl geçiyor bilemedim… Çok gülersem, hapşırırsam, yatakta gerinirsem yine kasıklarımda ufak gerilmeler hissediyorum. Bunun rahmi tutan kaslarda yaşanan gerilmeler nedeniyle olduğunu okumuştum ama içten içe „acaba bebiş mi hareket ediyor?“ demekten kendimi alamıyorum. 


Kilo problemine gelirsek; sanırım 3. kilomu almak üzereyim ☹ Aslında başlarda çok iyi gidiyordum ama sonradan bozdum… Bu hafta rutin kontrolümüz için doktora gideceğiz. İlk soracağım soru 20 dakikalık kısa yürüyüşler yapıp yapamayacağım olacak. Belki böylece biraz toparlanırım. Yavaş yavaş etrafta bebek mağazalarına ve bebek ürünlerine bakmaya başladım. İnternetten zaten bir süredir araştırma yapıyordum. Kendimce bazı kararlara varmıştım. Mesela, ilk 3 ay eşimle ortak kararımız olarak bebeğimizle alışveriş merkezine gitmeyi düşünmüyoruz. Yeni neslin hastalığı bronşiolit'in burada solunan mikroplu hava yüzünden olduğunu düşünüyorum. İnşallah bunu başarabiliriz. 

Hal böyle olunca bebek arabasını daha geç alabileceğimizi düşündüm. Zaten aklımda olan Maclaren markalı arabaları araştırdım. Bebeğimizin çoğu vakti benim annem ve babamla birlikte geçecek. Onu dışarı çıkardıklarında bizden çok, bebek arabasını onlar kullanacaklar. Bu yüzden en hafif arabayı almak istiyorum. Çünkü ikisinin de bel ve sırt problemleri var. Ama siz de biliyorsunuzdur ki bu arabalar neredeyse 1970 model Volkswagen fiyatına satılıyor. Yine benim naçizane düşüncem, bebek 3 aylık olunca onu içine yatırıp deneyerek, nispeten belki biraz daha uygun bir modelini almak. Gerçi 6 aylık olup oturabildikten sonra sırtı tam yatmayan modellerden almak da mümkün. Bu modeller daha ucuz. Ama oto koltuğu yine benim düşünceme göre en önemli ihtiyaç. Evden arabaya, arabadan yine bir eve taşımak için kullanmayı hedefliyoruz bu 3 aylık süreçte. Her yerde gördüğümüz travel sistem denilen anakucağı ve puset birlikte satılan modeller ise benim saydığım nedenlerle bana hiç cazip gelmedi. Belki yaz bebeği doğuracak olsam düşünürdüm, bilemiyorum. Oto koltuğu da babak arabası gibi aynı şekilde hafif olmalı, çünkü içine bebeği oturtup tek kolunuzla taşıyacaksınız. Grup 0+ diye tanımlanan modeller 0-13kg taşıma kapasiteli oluyor. Yeni doğanlar için bel desteği içerisinde mevcut. Bebek büyüdükçe bu parça çıkarılıyor. Alternatif olarak internetten baktığım modeller içerisinde Kraft Diadem vardı. Fiyatını araştırıyordum. Haftasonu e-bebek mağazasında gezerken 150 TL’ye düştüğünü görünce dayanamayıp aldım. 14. Haftada oto koltuğu alan kaç hamile vardır acaba? Galiba önem sıralamasında biraz öncelik tanıdım bu kaleme. Bu konuda siz de yorumlarınızı ve tavsiyelerinizi yazarsanız memnun olurum ☺

Haftaya görüşmek üzere...

Melek

Tomris'in Çocuk Gelişim Notları — Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB)

Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB) olan çocukların yaşadığı sorunlar uykusuzlukla artıyor olabilir mi? 

Bu çocuklar uykularını alsalar, DEHB belirtileri azalır mı? 

Oğlum 1-2 yaşındayken öğlen uykusunu almadığı günlerde hiç bir şeye odaklanamayıp evin içinde serseri mayın gibi gezerdi. Hiç bir oyuncakla oynayamaz, yerinde duramazdı. DEHB belirtileri 3-6 yaş arasında çıkmaya başlar, yani oğlumun DEHB olduğunu düşünmedim, o yaşta mümkün değil. Ama o günden beri bu konu üzerine düşünüyorum. Çocuğumda gözlediğime benzer bir mekanizma ile uykusuzluk DEHB belirtilerinin şiddetlenmesine yol açıyor olabilir mi? Türkiye’de bir çok çocuğun çok geç saatlerde yattığını biliyoruz. Ne yazık ki küçük çocuklar bile gece dokuza, ona, hatta gece yarılarına kadar ebeveynleri ile uyanık kalabiliyor. DEHB tanısı alan, hatta ilaç başlanan çocukların ne kadarı acaba vaktinde yatıyor, düzgün uyuyor? Uykularını alsalar ne kadarı ilaca ihtiyaç duyardı? 

Bugün düşüncelerimin bir kısmını destekleyen bir makale yayınlandı. Bu çalışmaya göre bazı temel uyku eğitimi müdehaleleri ile DEHB olan çocukların uykuları iyileştirilebilir ve sonucunda DEHB belirtilerinde kısmen hafifleme sağlanabilir. Avusturalya’da yapılan bu randomize kontrollü çalışmaya DEHB olan, hali hazırda ilaç kullanan, 5-12 yaş grubu arası çocuklar ve aileleri alınmış. Bir grup ebeveyne sağlık profesyonelleri kısaca uyku eğitimi konusunda bilgi, kaynak ve küçük ödevler vermiş ve kısa süreyle takip etmiş. Diğer grup ise rutin doktor kontrollerine devam etmiş. Çocuklar altı ay sonra değerlendirilmiş. Uyku eğitimi alan ailelerin çocuklarında diğer gruba göre DEHB belirtilerinde daha fazla azalma sağlanmış. Uykuları iyileşmiş. Dahası, çocukların hayat kalitesi yükselmiş. Dikkatleri artmış. Okulda öğretmenler davranışlarda düzelme gözlemiş. 

Bu çalışmadan çıkartılacak ders ise şu: DEHB tanısı almış çocuklar, gerekse diğer çocukların uykularını almaları mutlulukları ve zihinsel gelişimleri için büyük önem taşıyor. 

http://www.bmj.com/content/350/bmj.h68

9 Ocak 2015 Cuma

Melek'in Hamilelik Günlüğü — 12. Hafta

Herkese Merhaba,

Bu hafta acıkmaya başladı galiba bizim minik ☺. Akşamları mümkün olduğunca erken yemek yiyip sonrasında da başka bir şey yememeye çalışıyorum. Ama 11+1 olduğum gece iki kere uykumdan uyandım. Bazı sitelerde okumuştum, böyle durumlar olabiliyormuş. Ama benim zaten öncesinden yeterli miktarda kilom olduğu için bebeğime stoktaki yağlardan tüketmesinin daha iyi olacağını söyleyerek uyumaya devam ettim ☺. Yanlış mı yaptım acaba? Sabah yine kendi tartımda 68,5 kilo çıktım. Göbişim biraz şişse de kilom hala en baştaki gibi. İnşallah bir süre daha böyle devam edebilirim. Tek sıkıntı mide yanmalarım. Bunun rivayet edildiği gibi saç çıkması ile bir ilgisi yokmuş. Galiba kaslarda olan değişiklikler nedeniyle mide kaslarında da bazı zayıflamalar oluyor ve bu yanmalar bu sebeple ortaya çıkıyor. 

11+6 olan gün ikili test yaptırmaya gittik. Bizim minik yine boyuna göre 12+6 çıktı. Maaşallah ense kalınlığında ve diğer ölçümlerinde sorun görünmedi. Kan tahlilini de verdik. Ama doktorumuzun ön görüsü onun da normal çıkacağı yönünde. Görüntülemeye önce karın ultrasonu ile başladık. Ama iyi görüntü alınamadı. Benim gibi Hibor kullanan hastalarda sıklıkla buna rastlıyorlarmış. Bir de bebişimiz uygun pozisyonu almak için biraz uğraştırdı. Sonuçta vajinal ultrasona bakmaya karar verdi doktorumuz. Neyse ki burada uygun pozisyonu yakaladık. Doktor karnıma bastırdıkça bebek hopluyor, zıplıyor. Eşim dedi ki "siz böyle bastıkça onu yerinden ediyorsunuz sanırım." Ense kalınlığı çok şükür istenilen ölçülerde çıktı. Beyin loblarını gördük. Omurgaları, kan akışını, kalp atışını yine dinledik. Aslında görüntüleme öncesinde hemşire %90 oranında cinsiyetini görebileceğimizi söylemişti. Doktorumuz çok uğraştı ama bizim bebiş biraz utandı sanırım :)) Bu sefer kısmet değilmiş. 

Size daha önceden bahsettiğim tüp bebekte görünmeyen masraflar 12+0 olduğunda son bulacak sanıyordum. Meğer daha hepsi bitmiyormuş. Bir kısmına devam edecekmişim. Bu konuda geç keşfettiğim devlet hastanesinden yararlanıyorum. Ama ona da gitmek için hep işyerimden izin almam gerekiyor. Fazladan 2 defa daha hastaneye gitmem gerekecek bu ay. Neyse sağlıklı olsun da yapacak bir şey yok… Artık cümlealeme ilan etmek için sabırsızlanıyorum. Bakalım göbişim ne zaman anlaşılır hale gelecek?

Haftaya görüşmek üzere...

Melek

Bebek Yapım Bakım Onarım

Bebek Yapım Bakım Onarım